Okyanusların en büyük balığı olan balina köpekbalıklarının (Rhincodon typus) beslenme alışkanlıkları, bilim dünyası için uzun süredir büyük ölçüde gizemli kalmıştı. Bunun nedeni basitti: Araştırmalar teknelerden, uçaklardan veya dalgıçların yanlarında yüzmesiyle yapılıyor ve bu yöntemler yalnızca yüzeye yakın anları yakalayabiliyordu. Şimdi, ilk kez bu nazik devlerin sırtına yerleştirilen kameralar, yüzeyin metrelerce altında olup bitenleri gözler önüne serdi.
Avustralya’nın Ningaloo Resifi‘nde 10 balina köpekbalığına kamera etiketleri takan bilim insanları, 22 saatten fazla “köpekbalığı gözünden” görüntü topladı. Bu veriler, 106 bilimsel makalenin incelenmesiyle birleştirildi ve ortaya türün bugüne kadarki en kapsamlı davranış kataloğu çıktı. Marine Biology dergisinde 21 Temmuz’da yayımlanan bulgulara göre toplam 36 ayrı davranış belgelendi; bunların 12’si beslenmeyle ilgiliydi ve 6 beslenme davranışı daha önce hiç kaydedilmemişti.
18 Metrelik Devin Beslenme Stratejisi
Kamera kayıtları, balina köpekbalıklarının sanılandan çok daha çeşitli beslenme teknikleri kullandığını ortaya koydu. Görüntülerde açık suda ilerlerken suyu filtreleyerek beslenme, dalış sırasında aşağı doğru süzülürken ağzı açık şekilde beslenmeye devam etme, yüzeye doğru tırmanırken dahi ağzı kapatmadan beslenmeyi sürdürme ve deniz tabanının hemen üzerinde, zemine yakın seyrederek beslenme net şekilde belgelendi. Araştırmacıları en çok şaşırtan bulgu ise yavaş ve istikrarlı su altı beslenmesinin, köpekbalıklarının en yaygın aktivitelerinden biri olmasıydı.
Bu davranış çeşitliliği, deniz biyolojisinin uzun süredir cevap aradığı bir soruya ışık tutuyor: 18 metre uzunluğa ulaşabilen devasa bir canlı, yalnızca kril, balık yumurtası ve plankton gibi mikroskobik canlılarla beslenerek besin açısından oldukça fakir tropikal sularda nasıl hayatta kalıyor? 2020’de yapılan bir araştırma, balina köpekbalıklarının zamanlarının %20’sini farklı derinliklerde beslenerek geçirdiğini, yüzeyde beslenmeye ise günün %1’inden azını ayırdığını tahmin ediyordu. Yeni kamera verileri bu tahmini güçlendirirken, çok sayıda beslenme tekniği arasında geçiş yapabilme yeteneğinin türün enerji ihtiyacını karşılamada kilit rol oynadığını gösteriyor.
Çalışmaya dahil olmayan Güney Florida Üniversitesi’nden emekli biyoloji profesörü Philip Motta, bu görüntülerin balina köpekbalığı beslenme davranışlarının çeşitliliği hakkında “çok değerli” yeni bilgiler sunduğunu belirtti.
Derinlerdeki Sır Perdesi Aralanmayı Bekliyor
Kamera etiketleri devrim niteliğinde olsa da hikayenin tamamını anlatmıyor. Balina köpekbalıklarının güneş ışığının kaybolduğu yüzlerce metre derinliğe daldığı biliniyor. Geleneksel kameraların bu karanlık ortamda kayıt yapması mümkün değil. Motta, “En önemli keşifler, bu nazik devlerin gerçekten derin dalışlar yaparken ne yaptıkları olabilir” diyerek araştırmanın bir sonraki aşamasına işaret ediyor.
Bu çalışma, deniz biyolojisinde giyilebilir teknolojinin nasıl çığır açıcı olabileceğini göstermesi açısından da önemli. Tıpkı kara hayvanlarına takılan GPS tasmaları gibi, su altı kamera sistemleri de okyanusların en büyük canlılarının yaşamına dair daha önce ulaşılamayan bir pencere aralıyor. Akdeniz ve Ege sularında zaman zaman görülen balina köpekbalıklarının korunması için bu tür davranışsal veriler, türün hangi derinliklerde ve hangi koşullarda beslendiğini anlamak açısından kritik önem taşıyor.