NASA‘nın Neil Gehrels Swift Gözlemevi ve gelişmiş bir yapay zeka algoritması, Dünya’dan 750 milyon ışık yılı uzaklıkta eşine az rastlanır bir kozmik olay tespit etti. Galaksinin dış çeperinde başıboş şekilde gezinen devasa bir kara delik, yörüngesine giren bir yıldızı parçalayarak yuttu. Güneş’in yaklaşık bir milyon katı kütleye sahip olan bu kozmik canavar, astronomi tarihinde galaksi merkezinin bu kadar uzağında gözlemlenen ilk “yetim” veya gezgin süper kütleli kara delik olarak kayıtlara geçti.
Yapay Zeka Destekli Keşif ve Kozmik Yıkım
Evrendeki hemen her galaksinin tam merkezinde devasa bir kara delik bulunur ve bu devler devasa kütleçekimleriyle galaksiyi bir arada tutar. Ancak astronomlar ilk kez galaksi merkezinden tam 30.000 ışık yılı uzakta gerçekleşen bir Tidal Disruption Event (Gelgit bozulması olayı -yani bir yıldızın kara deliğe kapılıp spagetti gibi uzayarak parçalanması-) saptadı.
Bu tarihi keşif, Güney Kaliforniya’daki Palomar Gözlemevi tarafından her gece yakalanan yarım milyon ışık parlamasını analiz eden yeni bir yapay zeka algoritması sayesinde mümkün oldu. Sistem, alışılmadık konumuna rağmen bu devasa parlamayı otomatik olarak tespit etti. NASA’nın Swift uzay teleskobu olayı incelediğinde, parçalanan yıldızın kalıntılarının 30.000 santigrat derece sıcaklığa ulaştığını ve geçici de olsa 10 milyar güneşin yaydığı ışığa eşdeğer bir parlaklık yarattığını belirledi.

Bir Kara Delik Galaksi Merkezinden Nasıl Kopar?
Güneş’in bir milyon katı kütleye sahip böylesine büyük bir yapının galaksinin kenarlarında başıboş gezmesi, astrofizik kurallarına göre oldukça sıra dışı bir durum. Araştırmacılar, bu gezgin kara deliğin geçmişte yaşanan galaktik birleşmelerin bir sonucu olduğunu düşünüyor.
Üç veya daha fazla galaksinin çarpışıp birleşmesi sırasında, merkezlerdeki kara delikler arasında kütleçekimsel bir halat çekme yarışı yaşanır. Bu kozmik savaşın sonucunda en hafif olan kara delik, sapanla fırlatılırmışçasına galaksinin dış sınırlarına doğru savrulmuş olabilir. Bir diğer ihtimal ise; daha büyük bir galaksi tarafından yutulmakta olan küçük bir cüce galaksinin merkezindeki kara deliğin, birleşme süreci henüz tamamlanmadan yıldızları yutmaya devam etmesidir.
10 Milyar Güneş Parlaklığında Bir Felaket
Bir yıldızın süper kütleli bir kara deliğe fazla yaklaşmasıyla oluşan gelgit bozulma olayları, yıldızın muazzam kütle çekim kuvvetleri tarafından spagetti benzeri bir forma sokulup parçalanmasıyla sonuçlanıyor. Bu süreçte açığa çıkan enerji, Swift’in morötesi gözlemlerine göre kısa süreliğine ev sahibi galaksinin tamamından daha parlak hale geldi; yaklaşık 10 milyar Güneş’in yaydığı ışığa eş değer bir parlaklık kaydedildi.
Şili’deki SOAR teleskobu olayın tayfını incelerken, Swift uzaydaki konumunun avantajıyla yer tabanlı gözlemevlerinin algılayamayacağı dalga boylarında kritik veriler topladı. Swift’in UVOT (Morötesi/Optik Teleskobu), parlamanın sıcaklığını yaklaşık 30.000 santigrat derece (54.000 Fahrenheit) olarak ölçtü. Bu olağanüstü sıcaklık, olayın bir süpernova ya da aktif galaksi çekirdeği gibi alternatif açıklamalarını eleyerek gelgit bozulma teşhisini kesinleştirdi.
North Carolina Üniversitesi’nden doktora öğrencisi Jonathan Carney, “Tüm bu verilerin birleşimi, sıra dışı konumuna rağmen bunun bir gelgit bozulma olayı olduğunu güvenle söylememizi sağladı” dedi. Carney, parlamanın gelgit bozulma olayı olarak yorumlanmasını destekleyen ilk tayfları alan araştırmacıydı.
Görünmez Kozmik Tehlikelerin Keşfinde Yeni Dönem
Bu olayın uzay bilimleri için taşıdığı asıl değer, yalnızca bir yıldızın yok oluşunu izlemek değil; evrende göremediğimiz gezgin kara deliklerin artık avlanabileceğini kanıtlamasıdır. Süper kütleli kara delikler, çevrelerindeki maddeyi yutmadıkları sürece ışık yaymadıkları için tamamen görünmezdirler.
Bu olay, bilim insanlarına galaksi merkezlerinden uzakta saklanan görünmez devleri bulmak için doğrulanmış yepyeni bir teknik sundu. Önümüzdeki yıllarda faaliyete geçecek olan Vera C. Rubin Gözlemevi ve NASA’nın Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, yapay zeka destekli bu tekniği kullanarak evrenin 9 milyar yıllık kozmik tarihi boyunca başıboş gezen diğer devasa kara deliklerin haritasını çıkaracak. Evrendeki gizli tehlikelerin gerçek boyutu, bu sayede çok daha net bir şekilde anlaşılabilecek.
Swift’in Görev Süresi Uzatılıyor, Yeni Teleskoplar Devrede
2004’te fırlatılan ve asli görevini 2006’da tamamlayan Swift uydusu, 20 yılı aşkın süredir değişen evreni gözlemeye devam ediyor. Atmosfer sürtünmesi nedeniyle yörüngesi alçalan uydunun, bu yaz planlanan bir yörünge yükseltme manevrasıyla ömrünün daha da uzatılması hedefleniyor. Swift’in baş araştırmacısı S. Bradley Cenko, manevra sonrası normal operasyonlara dönüldüğünde uydunun benzer “yersiz” kara delikleri aramaya devam edeceğini belirtti.
Önümüzdeki yıllarda devreye girecek iki büyük proje, bu tür keşiflerin sayısını katlayacak. Şili’de yeni faaliyete geçen Vera C. Rubin Gözlemevi geniş ve derin gökyüzü taramalarıyla çok daha fazla gelgit bozulma olayı tespit edecek. NASA’nın yakın gelecekte fırlatılacak Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu ise uzay tabanlı gözlemleriyle 9 milyar yıllık kozmik tarihe bakarak çok daha uzak mesafelerdeki olayları görüntüleyecek. Bu iki gözlemevinin Swift ve yer tabanlı teleskoplarla birleşen verileri, evrendeki dev kara deliklerin eksiksiz bir sayımını yapmaya her zamankinden daha fazla yaklaştıracak.