2017 yılında kapatıldığında kısa video akımının yaratıcısı olarak büyük bir boşluk bırakan Vine, yaklaşık 10 yıl sonra Divine ismiyle geri döndü. Twitter‘ın ilk geliştiricilerinden Evan Henshaw-Plath tarafından tasarlanan ve eski CEO Jack Dorsey tarafından desteklenen bu yeni platform; sadece nostalji satmıyor, günümüzün yapay zeka (AI) yığınlarına ve kısıtlayıcı algoritmalarına karşı tamamen insan odaklı yeni bir sosyal medya vadediyor.
Divine Nedir ve Neden Şimdi?
Divine’ın arkasındaki isim, Twitter’ın ilk çalışanlarından ve platformun yükselişinde kritik rol oynayan Evan Henshaw-Plath (bilinen adıyla Rabble). Proje, Twitter’ın kurucularından Jack Dorsey’in desteğiyle hayata geçirildi. Uygulama, Vine’ın 2017’de kapatılmasının ardından internette oluşan nostalji boşluğunu doldurmayı hedefliyor; ancak basit bir nostalji projesinden fazlası var.
Divine, kullanıcılarına farklı algoritmalar arasında seçim yapma imkanı tanıyor. “Sana Özel” sayfasının arkasındaki algoritmayı şeffaf biçimde açıklıyor ve hayvanlar, stil veya en popüler videolar gibi temalara göre filtreleme sunuyor. Bu yaklaşım, ana akım platformlardaki kapalı algoritma yapısına karşı bilinçli bir alternatif oluşturuyor.
Yapay Zekaya Kapalı Bir Platform
Divine’ı rakiplerinden ayıran en belirgin özellik, yapay zeka tarafından üretilen içeriklere izin vermemesi. Kurucu Rabble, CNN’e verdiği demeçte, “yaratıcı, insan yapımı ve tuhaf şeyler görmek istediğini; yapay zekanın bir tür sıradanlık ürettiğini” söyledi. Platform, içeriklerin gerçekliğini doğrulamak için C2PA adı verilen teknik standardı kullanıyor. Bu standart, kameradan yakalanan görüntünün meta verilerine dijital filigran ekleyerek kaynağın izlenebilirliğini sağlıyor.
Uygulama ayrıca yapay zeka üretimi içerikleri tespit etmek için birden fazla doğrulama yöntemi kullanıyor. Bu adım, Pinterest ve LinkedIn’in kullanıcıların akışlarındaki yapay zeka çöplüğüne karşı başlattığı temizlik hamleleriyle aynı çizgide.
Merkeziyetsiz Altyapı ve Nostr Protokolü
Divine, teknik olarak Nostr adlı açık kaynaklı ve merkeziyetsiz bir protokol üzerine inşa edildi. Bu yapı, Mastodon ve Bluesky gibi platformlarla benzer bir felsefeyi paylaşıyor. Kullanıcılar, içeriklerini ve profillerini diğer merkeziyetsiz platformlara kolayca taşıyabiliyor. Ayrıca Divine’ın açık kaynaklı teknolojisini kullanarak kendi topluluklarını da oluşturabiliyorlar.
Jack Dorsey, Twitter’ı bir şirket olarak kurmanın bir “kuruluş hatası” olduğunu sık sık dile getiriyor. Divine, bu hatayı tekrarlamak yerine internet protokolü üzerine inşa edilen bir yapı sunmayı amaçlıyor.
Vine Nostaljisi ve Eski Yıldızların Dönüşü
Vine, 2012’de kurulduktan sonra aylar içinde Twitter tarafından 30 milyon dolara (güncel kurlarla yaklaşık 1 milyar TL) satın alınmıştı. Platform, Logan Paul ve Shawn Mendes gibi isimlerin kariyerlerinin başlangıç noktası olmuştu. Şimdi Divine’ın lansmanı, eski Vine fenomenlerinde de yankı buldu.
Vine’ın en büyük isimlerinden Lele Pons, Instagram’daki 53 milyon takipçisine rağmen Divine’a erken erişim için kişisel olarak ulaştı. Rabble, birçok eski Vine yıldızının “Vine benim için gerçekten önemliydi” diyerek platforma dönüş için heyecan duyduğunu aktarıyor. Divine, bu isimlerin yeni videolar üretmesi için organik bir zemin oluşturuyor.

Türkiye’deki Üreticiler İçin Alternatif Bir Alan
Türkiye, Vine döneminde kısa video kültürünün en hızlı benimsendiği pazarlardan biriydi. O dönemde ortaya çıkan birçok fenomen, bugün hala farklı platformlarda geniş kitlelere hitap ediyor. Divine’ın yapay zekaya kapalı yapısı ve şeffaf algoritma vaadi, özellikle ana akım platformlardaki algoritma yorgunluğundan şikayetçi olan Türk içerik üreticileri için dikkat çekici bir alternatif sunuyor.
Ancak uygulamanın Türkçe dil desteği ve yerel içerik ekosistemi hakkında henüz resmi bir açıklama bulunmuyor. Yine de merkeziyetsiz yapısı ve açık kaynak felsefesi, Türkiye’deki bağımsız geliştiricilerin ve toplulukların kendi yerel sürümlerini oluşturmasına imkan tanıyabilir. Divine’ın başarısı, kullanıcıların ana akım sosyal medyaya duyduğu güvensizliğin ne kadar derin olduğunu da gösterecek.
Sosyal Medyada Nostalji ve Yeniden Kurulum Arayışı
Divine’ın ortaya çıkışı, yalnızca bir nostalji dalgasından ibaret değil. Kullanıcıların ana akım platformlardaki algoritma kontrolüne, içerik moderasyonuna ve yapay zeka içeriklerinin yaygınlaşmasına karşı duyduğu rahatsızlık, alternatif arayışları hızlandırıyor. Rabble, “İnsanların kendi normlarını ve kurallarını oluşturma yetkisine sahip olmadığı bir yapı, toksik bir kültür yaratıyor” diyerek Divine’ın temel motivasyonunu özetliyor.
MySpace’in yeniden canlanma planları da aynı eğilimin parçası. Eski platformların nostalji üzerinden geri dönüşü, kullanıcıların sosyal medyadan beklentilerinin değiştiğine işaret ediyor. Divine’ın bu dalgada ne kadar kalıcı olacağı, hem teknik altyapısının sağlamlığına hem de topluluğun platformu benimseme hızına bağlı olacak.
Divine, Vine’ın mirasını taşırken 2026’nın sosyal medya gerçeklerine göre şekillenmiş bir yapı sunuyor. Yapay zekaya kapalı tutumu, şeffaf algoritma seçenekleri ve merkeziyetsiz altyapısı, onu sıradan bir nostalji uygulaması olmaktan çıkarıyor. Türkiye’deki içerik üreticileri ve sosyal medya kullanıcıları için Divine, ana akım platformlara karşı alternatif bir alan olarak izlenmeyi hak ediyor.
