Avrupa Komisyonu, dijital ekosistemdeki tekelci yapıları kırmak amacıyla yürürlüğe soktuğu Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamında teknoloji devlerine yönelik denetimlerini sıkılaştırmaya devam ediyor. Komisyon; arama motoru sonuçlarında kendi hizmetlerine iltimas geçtiği ve Google Play dışındaki alternatif uygulama mağazalarını kullanıcılardan gizlediği gerekçesiyle Google‘a toplam 890 milyon euro para cezası kesti. Bu hamle, sadece dört gün önce Çinli e-ticaret devi Alibaba’ya kesilen cezayı geride bırakarak Avrupa tarihinin en büyük DMA yaptırımı olarak kayıtlara geçti.
Arama Sonuçlarında Kendi Hizmetlerini Zirveye Taşıdı
İlk ihlal, Google Arama’nın çalışma mantığına odaklanıyor. Komisyon, Google’ın alışveriş, otel, ulaşım ve spor sonuçları gibi kendi hizmetlerini üçüncü taraf rakiplere kıyasla sistematik olarak daha üst sıralarda ve daha görünür biçimde konumlandırdığını tespit etti. Bu hizmetler arama sonuç sayfasının en tepesinde, gelişmiş görseller ve filtrelerle sunulurken, benzer üçüncü taraf hizmetler aynı ayrıcalığa sahip değil. Bu ihlalin faturaya yansıması: 460 milyon euro.
Play Store’da Alternatif Mağazalar Gizlendi
İkinci ihlal doğrudan uygulama ekosistemini ilgilendiriyor. DMA, uygulama mağazası işleten şirketlere, geliştiricilerin kullanıcıları daha ucuz alternatif mağazalar veya dağıtım kanalları hakkında bilgilendirmesine izin verme zorunluluğu getiriyor. Komisyon, Google’ın Play Store’da bu yükümlülüğü yerine getirmediğine karar verdi ve 430 milyon euro ceza kesti.
İki cezanın dolar karşılığı yaklaşık 1.013 milyar dolar. Bu rakam, Alphabet’in son mali yılda elde ettiği 402 milyar dolarlık gelirin yalnızca binde 2.5’ine, 132 milyar dolarlık net karının ise yüzde 1’inden azına denk geliyor. Alphabet hisselerinin bu hafta yüzde 10 düşmesinin asıl sebebi ise cezadan çok, şirketin yapay zeka yatırımları nedeniyle 20 yıl sonra ilk kez nakit akışında negatife dönmesi.
AI Overviews ve AI Mode Yeni Bir Cephe Açıyor
Komisyon’un kararında dikkat çeken bir detay var: Düzenleyici kurum, Google’ın yeni AI Overviews ve AI Mode özelliklerini de mercek altına almaya başladı. Bu araçlar, klasik Google aramasından çok daha az bağlantı gösteriyor ve şimdiden Google’a daha fazla gelir getirmeye başladı. Komisyon, Google’ın arama sonuçlarında kendi hizmetlerini sunma biçiminde değişiklikler yapmaya başladığını ve test ettiğini belirtirken, bu çözümleri “uyum yönünde önemli ilerleme” olarak nitelendirdi.
Google, karara itiraz edeceğini açıkladı. Şirket, değişikliklerin hizmetlerini zayıflattığını ve Play Store’u daha az güvenli hale getirdiğini savunuyor.
890 Milyon Euro Google İçin Gerçekten Bir Ceza mı?
Kesilen 890 milyon euroluk (yaklaşık 1 milyar dolar) ceza kağıt üzerinde devasa görünse de, Google’ın çatı şirketi olan Alphabet’in finansal bilançosunda yalnızca bir yuvarlama hatası niteliği taşıyor. Şirketin geçtiğimiz yıl elde ettiği 402 milyar dolarlık devasa gelirinin sadece yüzde 0.25’ine ve 132 milyar dolarlık net kârının yüzde 1’inden bile azına denk geliyor.
Wall Street yatırımcılarını bu hafta asıl endişelendiren şey Avrupa’dan gelen bu ceza değil; şirketin 20 yıl sonra ilk defa agresif yapay zeka yatırımları nedeniyle ciddi bir nakit yakma (cash burn) döngüsüne girmesi oldu. Alphabet hisselerindeki yüzde 10’luk düşüşün ana kaynağı da bu stratejik belirsizlikti.
Avrupa’nın Dijital Sınırları Türkiye’deki Tüketiciyi Nasıl Etkileyecek?
Google karara şiddetle itiraz ederek, dışarıdan uygulama yükleme (sideloading) ve alternatif mağaza zorunluluklarının Android cihazların siber güvenlik kalkanını zayıflatacağını savunuyor. Ancak DMA’in (Digital Markets Act) asıl amacı, kullanıcıları büyük teknoloji şirketlerinin kapalı ekosistemlerinde esir kalmaktan, yani platform kilitlenmesinden (vendor lock-in) kurtarmaktır.
Avrupa Birliği’nin teknoloji devlerini sınırları açmaya zorlaması, küresel teknoloji pazarında kelebek etkisi yaratıyor. Apple’ın kapalı iOS ekosistemini üçüncü taraf mağazalara açmak zorunda kalması örneğinde gördüğümüz gibi; Google’ın arama algoritmalarında şeffaflaşması ve Android uygulama dağıtımında tekeli kırması, uzun vadede Türkiye’deki tüketiciler için de daha adil bir rekabet ortamı ve daha düşük uygulama içi satın alma (in-app purchase) maliyetleri anlamına geliyor.
Üstelik AB Komisyonu, yayıncıların organik trafiğini baltalayarak web’i dev bir veri madenine çeviren yeni yapay zeka destekli arama özetlerini (AI Overviews) de mercek altına almış durumda. Dijital Piyasalar Yasası’nda ısınma turu bitti; küresel internetin nasıl şekilleneceğini ve verilerimizin nasıl yönetileceğini belirleyecek olan asıl regülasyon savaşı şimdi başlıyor.