Amazon, 2022 yılından bu yana kurumsal iş gücünün yüzde 16’sına denk gelen 57 binden fazla çalışanını işten çıkardı. Şirket rekor gelirler açıklayıp milyarlarca doları yeni yapay zeka altyapılarına yatırırken; geride kalan çalışanların üzerine yıkılan devasa iş yükü ve yapay zekanın yarattığı operasyonel karmaşa, küresel e-ticaret ve bulut ekosisteminde ciddi bir iç kriz yaratıyor.
Rekor Küçülme ve Doymuş İş Gücü Pazarı
CNBC verilerine ve The Next Web analizlerine yansıyan tabloya göre, Amazon’daki küçülme dalgası giderek hızlanıyor. Şirket tarihindeki en sert kesinti olan 14 bin kişilik işten çıkarmanın üzerinden sadece üç ay geçmişken, geçtiğimiz Ocak ayı sonlarında 16 bin kişi daha kapı dışarı edildi.
Olayın daha vahim tarafı ise bu profesyonellerin adım attığı pazarın durumu. Cisco, Meta, Microsoft ve Oracle gibi diğer teknoloji devlerinin de aynı anda binlerce kişiyi işten çıkarmasıyla, sektörde devasa bir yığılma oluştu. Önceden ortalama dört ay süren yeni bir iş bulma süreci, şu an kalifiye uzmanlar için bile 12 ila 18 aya kadar uzamış durumda. Bu süre zarfında vize iptalleri, birikimlerin tükenmesi ve ipotek krizleri gibi ağır yaşam standartı değişimleri baş gösteriyor.
Geride Kalanların Yükü: “Yapay Zeka Çöplüğü”
İşten çıkarmaların şirket bilançolarında anında bir “tasarruf” olarak görünmesi, madalyonun sadece bir yüzü. İçerideki kurumsal tabloya bakıldığında, personel sayısı azalmasına rağmen iş yükünün azalmadığı görülüyor. Aksine, işten çıkarılanların sorumlulukları doğrudan kalan personelin omuzlarına yükleniyor.
Buradaki en büyük operasyonel kilitlenme ise yönetimin zorunlu kıldığı yapay zeka entegrasyonlarından kaynaklanıyor. Çalışanlara daha az kişiyle daha fazla iş yapmaları ve bunu yapay zeka araçlarıyla çözmeleri talimatı veriliyor. Ancak bu durum, literatürde workslop (yapay zeka tarafından üretilen, dışarıdan makul görünen ama içi boş ve hatalı olduğu için başka bir uzman tarafından mecburen düzeltilmesi gereken baştansavma çıktılar) olarak adlandırılan yeni bir kavramı doğurdu. Şirketler, çalışanlarını hızlandırmak yerine, onları yapay zekanın yaptığı hataları temizleyen düzeltmenlere dönüştürerek içeriden çürümeye başlıyor.
Peki Bu Strateji E-Ticaret ve Dijital Ekosistem İçin Ne Anlama Geliyor?
Bu devasa işten çıkarma ve “yapay zekaya geçiş” stratejisi sadece Amazon’a özgü bir durum değil; rekor gelirler açıklarken 8 bin kişiyi kovan Meta’da da aynı vizyon hakim. Bu durum, teknoloji pazarının yeni standart (default) duruşu haline geldi: Personelden kıs, elde edilen milyarlarca doları yapay zeka GPU’larına (grafik işlem birimlerine) ve donanım altyapısına yatır.
Ancak Türkiye’deki e-ticaret altyapılarını yönetenler, B2B dijital pazarlama profesyonelleri ve sistem mimarları için buradan çıkarılacak çok net bir ders var: Verimlilik, sadece kişi sayısını azaltıp sisteme yapay zeka entegre etmekle sağlanamaz. Operasyonel yükü insan zekasıyla denetlemediğiniz ve “workslop” yığınlarına mahkum olduğunuz bir senaryoda, devasa CMS (İçerik Yönetim Sistemi) altyapılarında veya müşteri deneyimi akışlarında telafisi zor çöküşler yaşanır.
Yapay zeka araçları dijital pazarlama ve kodlama süreçlerinde harika asistanlardır; ancak nitelikli kurumsal iş gücünün yerini alacak ucuz birer işçi olarak konumlandırıldıklarında, uzun vadede şirketlere “tasarruf” ettirdiklerinden çok daha fazlasını operasyonel maliyet (gizli maliyet) olarak geri ödetirler.